FANDOM


10421160 694963577289886 3255941026771926729 n (109x332) (2).jpg

al-Sadat,asıl adı Ediz'dir(Yüce, Ulu)(1410-1473).Medieval 2 Total War oyununda ünlenen bir karakterdir.Gerçekte yaşayıp yaşamadığı kesin olarak bilinmese de gerçek karekterlerin oyunda bulunmasından dolayı yüksek bir ihtimalle yaşamıştır.

Konu başlıkları

[gizle] 

  • 1 Soyu
  • 2 Libya Seferi
  • 3 Kartaca Seferi
  • 4 Cezayir Seferi
  • 5 Batı Afrika Seferi
  • 6 İberya Seferi
  • 7 Sedat Hanlığı
  • 8 İslam İmparatorluğu ve Halifeliği
  • 9 Fransa Seferi
  • 10 Vefatı
  • 11 al-Sadat Öldükten Sonra
  • 12 al-Sadat'ın Kişiliği
  • 13 Kaynaklar

Soyu[değiştir | kaynağı değiştir]

Ataları Kürt'tür. türk-iskit kabilelerinden birine dayanan soyu, MÖ 2000. yüzyılda 5000 yılık imparatorlukla akınlarla birlikte Makedonya'ya göç etmiştir. Büyük İskender'in ordusuna da katılmışlar, ancak İskender ölünce Spartalıların baskıları sonucu batıya göç etmişler, Britonlarla birlikte İngiltereye akınlar yapmışlardır. Yapılan akınlar sonucu doğu şimdiki Londra şehrinin olduğu yere yerleşmişlerdir. Ancak kıtlığın başlamasıyla gemilerle bölgeden ayrılmışlar, o zamanlar hiçbir zaman kıtlık olmadığına inanılan Nil Nehri kıyısına yerleşmişlerdir. Yüzyıllar boyu burada yaşamışlar, birçok devletin hakimiyetine girmiş olsalar da kabile dışından hiçbir kimseyle evlenmedikleri için asimile olmamışlar İslam'ı kabul etmemişlerdir. Memlukler'in bölgeye hakim olmasıyla savaşçı özelliklerinden yararlanılmış ve ordu komutanları yapılmışlardır.Ondan önce en çok öne çıkan kişi Sultan Ghandour'dur. Ghandour, birçok haçlı ordusuna karşı devleti korumuş, Anadolu'ya yapılan akınları yönetmiştir.Sonunda Sultan olarak devleti güçlü bir hale sokmuş, al-Sadat'ın savaşçı ve liderlik özelliklerini keşfederek onu ordu Komutanlığına atamıştır.


Libya Seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

16 yaşında iken dönemin Sultanı Ghandour tarafından Endülüs Emevileri'ne karşı batı afrika fetihlerini yönetmesi için ordu komutanlığına atandı.Emrine de o zamana kadar görülen en büyük süvari ordularından biri verildi(40.000-60.000 süvari).Kudüs'ten 16 yaşında ayrılan al-Sadat, 6 aylık bir yolculuğun ardından Trablus(Libya) önlerine geldi. Emeviler böyle bir saldırıya hazırlıklı olmadıkları için karaya çıkan Memluk ordusuna engel olmadılar.Kaleye çekildiler. al-Sadat, kalenin surlarını yıkmak için, donanmasındaki topları söktürdü. Yapılan ağır topçu saldırısı karşısında büyük yara alan Emeviler, al-Sadat'ın emriyle gerçekleşen devasal süvari hücumuna karşı fazla direnemeyerek teslim oldular(1416). Şehrin düşmesinin ardından Libya'da hiçbir Emevi gücü kalmamıştı.(Donanması Emeviler tarafından kolayca batırıldı.Düşmanın top ateşi açmadığını anlayan Emevi Amirali Şakir şaşırmış ancak ateşi durdurmamış ve donanma batırılmıştır.Bunun ardından al-Sadat, Emevi elçisine şu sözü söylemiştir: "Biz Trablus'u alarak sizin kolunuzu kestik.Sizde bizim donanmamızı yakarak sakalımızı tıraş ettiniz.Kesilen kol yerine geri gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür çıkar!"

Kartaca Seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

Trablus'un yönetimini komutanlarından birine devredip hızla Kartaca'ya doğru ilerleyen al-Sadat, Sfax yakınlarında üzerine gelen Emevi ordusunu(60.000 piyade, 10.000 süvari ve 2000 bedevi) ezip geçti (1417) ve Tunus şehrine yürüdü.Şehri savunacak güç kalmadığından kolayca ele geçirdi.

0236.tga snapshot 00.11 -2015.04.11 23.34.36-.jpg

Cezayir Seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

Tunus'u yine bir komutanına devreden al-Sadat, hızla Cezayir'e doğru harekete geçti. Geçtiği yerlerdeki bütün kaleleri ele geçirdi. Sonunda Cezayir şehrini kuşattı.(1420)Ancak şehrin büyük ve güçlü surları al-Sadat'ın elini kolunu bağlıyordu. Komutanlarından birinin fikriyle gece yarısı beklenmeyen bir anda saldırı başlatıldı. Saldırı başlamadan önce askerler bir haber almıştı ve doğruydu. Emevi Sultanı ordusu ile birlikte 4 fersah ötedeydi ve üzerlerine geliyordu!!! Kale eğer ele geçirilmezse iki ateş arasında kalacaklardı.Böyle bir ruh halinde kaleye saldıran Memlukler, düşmanı büyük bir bozguna uğrattı ve şehri ele geçirdi(1425).

Batı Afrika Seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

Cezayir'in düştüğünü öğrenen Sultan Naybet, al-Sadat'ı Berkane'ye çekilerek beklemeye başladı. Şehri ele geçirdikten sonra 4 yıl burada bekleyip sonunda Naybet'in üzerine yürüyen al-Sadat, sol cenahtan vurduğu darbeyle düşman ordusunu kuşatarak bozguna uğrattı(1429), Kazablanka gibi birçok şehri ele geçirdi.Ardından Marrakeş de kuşatıldı (1432) ve fethedildi. Artık Afrika'da ona dur diyebilecek güç yoktu.Komutanlarından birini Timbuktu gibi güney şehirlerini ele geçirmesi için görevlendirdi kendisi de bölgede hakimiyeti güçlendirdi.

Marrakeş'te bulunurken oğluda yanına geldi.Ancak Emeviler oğlunu öldürerek ondan intikam almaya çalıştılar.Oğlunun Emeviler tarafından öldürülmesine dayanamayan al-Sadat, ordusunu toplayarak İber Yarımadası'na doğru yola çıktı.

İberya Seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

0013.tga snapshot 00.08 -2015.04.11 23.23.04- (2) (640x382).jpg

Emrindeki 40.000 kişilik süvari ordusu ile İber Yarımadası'na geçti (1447). Sultan Saed'din İspanya'da topladığı 120.000 kişilik devasal bir orduyla üzerlerine geldiğini öğrenince orduda huzursuzluk baş gösterdi. Akerlerlerini yüreklendirmek için Tarık'ın Tepesi'ne çıktı.Tam bu sırada gemilerden dumanlar çıkmaya başladı.Gemiler yakılıyordu.

al-Sadat'ın asaleti

al-Sadat, 650 yıl önce Tarık bin Ziyad'ın konuştuğu yerde askerlerine şu konuşmayı yaptı:

"Ecdadımız yıllar önce burada tarih yazdı.Siz de şimdi bir korkak gibi kaçacak mısınız?Yoksa benimle bir kardeş gibi yiğitce dövüşecekmisiniz?Önünüz düşman; arkanız deniz; karar sizsiniz!"

Bu konuşmayla yüreklenen yiğitler, düşmanı beklemeye koyuldular...

Sultan Saed, al-Sadat'ın teslim ol çarısına kulak asmadı ve gücüne güvenerek bütün ordusunu taarruza geçirdi. Bunun üzerine al-Sadat, ordusunu hilal şekilde geri çekmeye başladı. Kısa bir zaman sonra bütün Emevi ordusu hilal içine girmiş, kimse bu durumu fark etmemişti!!!Ardından genel taarruz emri veren al-Sadat, yalnızca 2 saat süren bir çarpışma sonunda kuşatılmış olan Emevi ordusunu bozguna uğrattı.Artık Endülüs Emevileri yıkılışa doğru gidiyordu.

Zafer'den sonra al-Sadat, 6 yıl içinde bütün Emevi şehirlerini ele geçirmişti( Kurtuba, Gırnata, Leon, Lisbon başta olmak üzere).Ancak kuzeyden gelen Plantagenetler(İngiliz hanedanlığı), Kuzey İber'e hakimdiler.

Sedat Hanlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu sırada Sultan Ghandour vefat etti(1453).Tahtı ölmeden önce al-Sadat'a bıraktığını ilan etti.Ancak al-Sadat, tahta uzak olduğu için yerine geçmesi için al-Labi'yi görevlendirdi.Onun da 1454'te Moğollar tarafından öldürülmesiyle al-Sadat görevi Zekeriya'ya verdi.Bu sırada kendisi de Emevilere bağlı Sedat Hanlığı'nı ilan etmişti(Haziran 1453,Libya-Kartaca-Cezayir-Timbuktu-Batı Afrika-Güney İberya).Ancak Zekeriya'nın da Timur tarafından kuşatmada öldürülmesiyle yerine kimseyi geçirmedi ve hükümdarlığını ilan etti.Ve Memluk İmparatorluğu ismini değiştirerek Sedat Hanlığı yaptı.Bu sırada kendisi İberya'daki bir Papaz tarafından ikna edilerek Hristiyan oldu.

(1458)İberya'da saldırgan tavırlarını artırmalarıyla birlikte al-Sadat, Plantagenetler'e(İngilizler) karşı harekata girişti(1460).İlk olarak Agustin Wood'u yenerek Toledo'yu ele geçiren(1462) al-Sadat büyük kayıp vermişti. Ancak durmayarak Atını doğuya, Valenciaya doğru sürdü.Kale kısa sürede düştü (1464) ancak bu sırada Pamplona'daki Plantagenet garnizonu'nun yardım istediği Kont Simon, Pireneleri aşmıştı!!!

Valencia'nın yönetimini komutanlarından birine devredip geri dönen al-Sadat, Simon'un Zaragoza'da olduğunu öğrendi.Bunun üzerine

Simon'un ölümü

düşmanı Zaragoza önlerinde beklemeye başladı.Düşmanın durumunu öğrenmesi için Simon üzerine öncüler gönderdi.Ancak Simon'un onları farketmesiyle birçoğu öldürüldü.(1465) Geri dönebilenler durumu al-Sadat'a anlattılar.al-Sadat'da derhal ordusunu toplayıp Simon'un üzerine yürümeye başladı. Düşmanın mevcudu tam olarak bilinmesede ağır zırhlı piyade,süvariye sahip ve al-Sadat'ın ordusundan en az 2 kat fazlaydı.Ayrıca birçok mangonel,mancınık,balista,top gibi silahlara da sahipti.

Ancak Düşman ordusu al-Sadat'ın üzerine geldiğini öğrenince büyük bir telaşa kapılıp bölgedeki ormana çekildi.Burada al-Sadat'la Simon arasında şu mektuplaşma geçti.

Simon:

-"Bütün İngilizlerin hesabını senden soracağım!Erkeksen çık karşıma"

al-Sadat(çadırdan çıkarak orduya hücuma hazırlanmasını söyler ve en ön safa geçer,bunu gören Simon ordusuyla ormana çekilir ve al-Sadat'da mektuba şunu yazar)

-"Ben erkekliğimi gösterip çıktım karşına!Sende erkekliğini gösterip çık karşıma yoksa biz çıkarmasını iyi biliriz!"

Simon bu mektuba cevap veremez, ormandan da çıkmaz.al-Sadat'da düşmanın etrafını hızlıca çevirir. Başlatılan hücum ile köşeye sıkışan Simon telaşa kapılır ve orduya hiçbir emir vermez. Ne yapacağını şaşıran ordusu, dağınık halde savunma yapmaya çalışır. Yapılan direniş fayda getirmez ve büyük kitleler halinde kaçış başlar. Bu sırada Simon da kaçmaya çalışır ancak al-Sadat onu takip ediyordur.Bizzat kendisi ormandan çıktığında onu yakalamış ve birebir dövüşe girip öldürmüştür!

İslam İmparatorluğu ve Halifeliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Simon'un ordusu neredeyse tamamen yok edilmişti.Böylece bölgede al-Sadat haricinde önemli bir güç kalmamıştı. Zaragoza ve Pamplona ele geçirilerek bütün İber Yarımadası Sedat Hanlığı'nın eline geçmişti (1268).

Ancak Plantagenet Kralı al-Sadat'ı durdurmak için bütün ülkesinden topladığı askerleri en güvendiği komutanı Perkin Horston'un emrine verdi. Ordunun mevcudu kimilerine göre yarım milyondan fazlaydı!!!

Al-Sadat, İslam Sancağını devralıyor

al-Sadat ise düşmanın sayısından korkmuyor, askerlerin ona olan güvenini daha da arttırmaya ve yüreklendirmeye çalışıyordu.Tam bu sırada Perkin'in ordusu Ebra Nehri'ni geçerken nehirdeki sular yükselmiş ve bütün köprüler sular altında kalarak askerleri içine almıştı.Perkin, burada 50.000'e yakın ziyiat vermiş, ordusundaki düzen sıfıra inmiş, birçok komutanı da ölmüştü. al-Sadat'ın tarafında olay duyulduğundan taraftan "Allahu Akbar!Allahu Akbar!Allahu Akbar!"tekbirleri yükseliyordu.Orduyu bir zafer havası sarmıştı.Artık emindi.Tanrı bu savaşı Müslümanlar'ın kazanmasını istiyordu.Ve öyle olacaktı.Kendisinin Hristiyan olması içten içten halkın ona karşı güvenini sarsıyordu.Halkının %90'ı Müslümandı.Ve Müslüman halk için yaptığı tek şey onları korumak ve hristiyanlarla savaşmaktı.Bunlar da bir Han olarak yapması gereken şeylerdi.Müslümanların çoğunlukta olduğu bir devletin dininin İslamiyet olmaması çok büyük sorundu.Kendisi de askerlerin kıldıkları namazı izlerken,ettileri duaları dinlerken çok etkilenmişti.Ayrıca bazı askerleri onun çadırına girmek istemiyordu.Çünkü çadırı aşırı derecede içki kokuyordu.Kendisi de farkındaydı ama....Bir askerin yanına geldi.Ona kendisine İslam'ı anlatmasını söyledi.Askerin söylediklerinden çok etkilendi.Bu konu üzerinde düşünmeliydi.

Çadırına girerek birkaç saat düşündü.Kararını verdi ve Ordugahta bulunan İslam Halifesi'ni yanına çağırdı."MÜSLÜMAN"olmak istediğini söyledi.Halifenin bir anda gözleri parladı.Kelime-i Şahadet getirmesi gerektiğini söyledi.al-Sadat Halife'nin dediklerini tekrarladı ve Müslüman oldu.Bunu duyan ordu galeyana geldi.al-Sadat ordugahta bulunan bütün içkileri bizzat kendisi ateşe verdi.Ve bir tepeye çıkarak:

-"Eyyyyy Gaziler!!!!!!!Şanlı ordumuz bu zamana dek cenkte bozgun yemedi.Bunun olmaması hiç olmayacağı anlamına gelmez!Sizlerle büyük zaferlere imza attık.Ama bu başka olacak.Herkes Sultan al-Sadat'ın Müslüman olduğunu bu zaferden sonra öğrenecek.Eğer zafer değilde bozgun olursa büyük yolculuğa katılan oğlum yerime geçsin ve devletin adını İslam İmparatorluğu yapsın.İslamı yüceltsin.Lakin bu bozgun olursa hiçkimse benim Müslüman olduğumu bilmesin.Bırakın da cezamı sonsuza kadar çekeceğimi bilsinler.Gazanız mübarek ola!Haydi yiğitler!Sürün atlarınızı Küffara!!!!!!!!!!"

Bunun üzerine galeyana gelen ordu hızla küffarın üzerine hücuma geçti.Soldan ve sağdan yapılan çevirme harekatlarıyla kuşatılan düşman ordusu büyük bozguna uğradı.İslam Ordusu, kahramanca çarpışarak muzaffer olmuştu!!!(1470).Devletin adı da zaferle birlikte İslam İmparatorluğu olarak değiştirilmişti.

Vefatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Şehir düştüğünde hastalanmış ve yorgun düşmüştü.Ancak

o İslam adına son bir güçle ordusunu topladı ve Caen'e doğru harekete geçti.Caen önlerine geldiğinde şu tarihi konuşmayı yaptı: “Almanlar!!!Almanlar!!!Kardeşlerim!!! Gözlerinizin içinde yeşermesini istemediğim korkuyu görüyorum.Gün gelir insanlar ümitlerini yitirebilir,dostlarına sırt çevirebilir ve tüm kardeşlik bağlarını yitirebilirler.Ama bugün o gün değil!!!(Al Sadat ül Aragorn) Düşmanın zaferi ve harap olmuş şehirler bekler İslam Çağı'nın çöküşünü.Ama bugün o gün değil!!!Bugün savaşacağız!!!Bütün sevdikleriniz adına size savaşmanızı emrediyorum,Doğunun Halkı!!!!!!!!!" Ordusu al-Sadat'ın rahatsızlığını biraz olsun unutmaya çalışmıştı bu konuşmayla. Caen, 1945 yılında İslam ordusu tarafından kuşatıldı. al- Sadat, kuşatmadan önce bütün orduya, Denizi göstermiş, zafere ulaştıklarını söylemişti! Kuşatmanın 3. ayında al-Sadat'ın çadırından ağlama sesleri gelmeye başladı.Sağlığında bütün dünyanın korktuğu, Amerikanların İslam topraklarına basamadığı al-Sadat yaşamını yitirmişti!Bütün ordu ağlıyordu, bazıları kendilerini öldürmek istediler. Amerikanlar Caene ordu çıkartıp Caeni geri aldılar *

Al sadat dediki Askerlerine beni rusların eline vermeyin şüphesizki onlar beni heykel yapıp moskovaya dikerler deyip Ss lider olan Ertuğrul Keskine Kendisini vurdurtup Gömülmesini ister

3 gün sonra Al Sadatın İmparatorluğundan General Kaya Umut Teslim olduklarını açıkladı ama kimse bunu istemiyordu Herkez Daha fazla savaş istiyordu Çünkü...

al-Sadat onları öyle yetiştirmişti.Hepsi Berlini'i ele geçirip al-Sadat'ın son isteği olan Kudüs’e gömülmesini istiyordu ama olmadı (1945)

İntikamlarını Almaya Yemin etiler....

al-Sadat Öldükten Sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Caen şehri al-Sadat öldükten sonra 1 ay daha direndi.Şehir ele geçirilir geçirilmez ordu bölgeden ayrılarak geri dönüş yolculuğuna başladı.Karşılarına çıkan iki orduyu yendiler ama geri çekildiler.En sonunda Saint Louis de Rhon limanını ele geçirerek gemilere el koydular. Gemilerle birlikte Kudüs'e dönmek için yola koyuldular.Ancak düşman donanması onları takip ediyordu.Tam menzillerine gireceklerdi ki, Allah'ın lütfu olan bir sis onları kapladı.Böylece düşmandan kurtuldular.Biraz daha ilerlemiişlerdi ki, büyük bir donanmayla karşılaşmışlar, bayrağınında İslam bayrağı olduğunu görmüşlerdi.Gemilerin birbirine yaklaşmasıyla iki donanma da gözyaşlarına boğulmuştu.Kısa süre sonra Şaban babasını görmek için diğer gemiye geçti ancak gerçeği öğrenmişti...Babası şahadete ermişti.Babasını bir kez bile görememek onun kaderi oldu...

Herkesin kendini toparlamasıyla donanma birleşti ve Kudüse doğru yola çıkıldı...

İngiliz donanması da yakalandı ve yakıldı.

Herkes için hayal kırıklığı ile sonlanan yolculuktan sonra Kudüs önlerine varıldı.Yeni sultan ve al-Sadat'ın cenazesinin geldiği her tarafa duyuruldu...Ancak bu arada olup bitenler öğrenilebildi.al-Sadat öldükten sonra oluşan otorite boşluğundan faydalanan bütün garnizonlar ayaklandı.Bunu öğrenen Bizans ve Timurlar da soluğu boş kalan topraklarda aldı.İstanbul, Moğollar tarafından yakılıp yıkıldı..Elde avuçta sadece Kudüs ve çevresi kaldı.Şaban bazı şehirleri tekrar ele geçirse de onun ölümüyle birlikte başa geçecek oğlu olmadığı için Sedat Hanlığı, tarih sahnesinden çekildi.

al-Sadat'ın Kişiliği[değiştir | kaynağı değiştir]

al-Sadat, küçüklükten itibaren avcılığa merak salmış, henüz 9 yaşında iken kendi başına ava çıkmış, aslan avlayarak geri dönmüştü! Atı çok sever, atlara ilgi duyar, ordusunda herkesin bir atı olmasını şart koşardı. Kendisine bazı batılı kaynaklar "At Adam" derdi. Kudüs'te başa geçen Ghandour onu kabilenin yaşadığı yere geldiğinde görmüş ve oldukça ilgisini çekmişti.

al-Sadat, yaşamının büyük bir sürecinde Müslüman olmasa da fetihlerini İSLAM adına yapmıştır. Ayrıca kendisinin İslamiyet yerine Gök Tanrı dinini seçmesinde kabilesinin ve asimile olmaktan çekinmesinin büyük etkisi vardır.Bir süre Hritiyan olmuş ancak sonunda İslam'ı seçmiştir.

Bütün savaşlarda ordunun en önünde savaşır, savaştan kaçan askerlerine asla merhamet göstermez idam ettirirdi.

Oldukça geniş bir ajan ağına sahip olduğu söylenir.Öyle ki her yarım fersahta (yarım günlük yürüme mesafesi.At üzerinde 2-3 saatlik mesafe) bir ajanı olduğu böylece her şeyden kısa sürede haberdar olduğu belirtilir. kendisi alkoliktir küdüste alkol kıtlığına sebeb olmuştur ve feth etti yerlerdeki tüm alkollü içeçekleri kendisine alırdı bu bilgi bilinmesin diye öldüğünden sonra hakkındaki kitaplar yakılmıştır

Dünyayı böylesine sarsan al-Sadat'ı ve onun hikayesini unutmayarak, yayarak, hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız.

Kaynaklar

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki